Vakıf Merkezi İnşası
Şeyh Hîndiris hazretlerinin manevi mirasını yaşatacak, kültürel ve sosyal faaliyetlere ev sahipliği yapacak vakıf merkezi projemiz.

Manevi mirasımızı yaşatmak, gelecek nesillere aktarmak ve kardeşlik köprüleri kurmak için vakıf merkezi projemizi hayata geçiriyoruz. Sizi de bu bereketli yolculuğa davet ediyoruz.

Şeyh Hîndiris Yaşatma ve Yardımlaşma Derneği; Şeyh Hîndiris hazretlerinin manevi mirasını yaşatmak, çevresinde şekillenen ilim ve edep geleneğini gelecek nesillere taşımak amacıyla kurulmuştur.
Bugünkü öncelikli hedefimiz, bu kadim mirasa layık bir vakıf merkezi inşa etmektir. Eğitim, kültür ve manevi rehberlik alanlarında hizmet verecek bu merkezle; geçmişten geleceğe köprü kurmayı amaçlıyoruz.
Vakıf merkezi hedefimiz doğrultusunda yürüttüğümüz süregelen çalışmalarımız.
Şeyh Hîndiris hazretlerinin manevi mirasını yaşatacak, kültürel ve sosyal faaliyetlere ev sahipliği yapacak vakıf merkezi projemiz.
Şeyh Hîndiris hazretlerinin öğretileri çerçevesinde ilim ve irfan sohbetleri düzenliyoruz.
Türbenin bakımı, ziyaretçi ağırlama ve manevi mirasın gelecek nesillere aktarımı.
Konferanslar, sergiler ve topluluk etkinlikleri ile kadim geleneği günümüze taşıyoruz.
Xergîs / Koyunağılı Köyü'nde hayata geçirmeyi hedeflediğimiz türbe çevre düzenlemesi, göl ve mesire alanı projelerimizin tanıtımı.

"Kim bir kardeşinin ihtiyacını görürse, Allah da onun ihtiyacını görür."
Şeyh Hîndiris hazretlerinin öğretileri; ilim, edep ve kardeşlik üzerine kuruludur. Derneğimiz bu mirası hem kitaplarda hem gündelik hayatta yaşatmayı vazife bilir. Türbe ziyaretleri, ilim sohbetleri ve arşiv çalışmaları ile geçmişten geleceğe köprü oluruz.
Şeyh Hîndiris hazretlerinin nesebini ve manevi silsilesini belgeleyen kadim şecere; asırlar boyu titizlikle korunmuş, geleneğin köklerini bugüne taşıyan mühim bir vesikadır.

Seyyid Şeyh Burhâneddîn-i Koğakî Vakfı
“Haktan aldığını halka ver.”
Seyyid Şeyh Burhâneddîn-i Koğakî, 750 tarihinde Xergis’te ikamet eden ailesine ait büyük arazilerin olduğu Murat Nehri’nin kuzey tarafına giderek önce Koğak Köyünü, aynı mekânda 751’de Koğak Vakfını kurmuştur. Sonraki yıllarda Burhâneddîn’in çocukları olan dedelerimiz tarafından bu köyde tarihi Koğak Medresesi inşa edilmiştir.
Şeyh Burhâneddîn-i Koğakî’nin büyük dedesi Şeyh İdris-i Kâl, meşhur bir Kadirî şeyhi olup, Abbasîler döneminde Irak’taki siyasal olaylar ve baskılar sebebiyle kardeşleri Seyyid Muhammed Bakır (Hecî Xelîfe’nin babası) ve Seyyid Hasan ile birlikte önce Harran’a gelmiş; iki yıl kaldıktan sonra bugün Bulanık ilçesine bağlı Arıncik köyünün mezrası olan Xergis’e yerleşmiştir.
Arıncik, Koğak, Xergis ve Şeyhweliya köylerini kuran aileler — arşivlerdeki tasdikli belgelere göre — akraba olup Burhâneddîn-i Koğakî’nin torunlarıdır. Köyün ve vakfın kurucusu, 1266 tarihli vakıfnâme suretinde belirtildiği üzere Seyyid Şeyh İdris-i Kâl olarak yörede anılan tasavvuf ehli bir zâtın soyundan gelen Şeyh Burhâneddîn tarafından ilk kez yerleşime açılmıştır.
“Hâzâ sûret-i vakıf-nâme şeyh Burhaneddin Nurullah ibn Şeyh İsa ibn merhum Şeyh Pîr Mezid ibn Şeyh İdrisü’l-muazzamü’l-mükerrem haliyen meşîhati der tasarruf şeyh kadim fî beyâni karyeti’z-zâviyeti’l-Koğak ma‘a’l-mezari’în”
Seyyid Şeyh İdris-i Kâl’ın diğer iki oğlu: Seyyid Şeyh Baba ve Seyyid Şeyh Sirâceddîn (Şeyh Sacrî).
(Evkaf Genel Müdürlüğü tespitli tutanaklarından alınmıştır — S. TAŞ)
Zamanla Kürd coğrafyasındaki hâkim güçler tarafından Kadirîlik yerine Nakşîliğin dayatılması ve bu konuda yürütülen ciddi ikna çalışmalarına rağmen; söz konusu aileler, müesseseleri ve takipçileri gibi birçok Kadirî topluluk ve kurum — Nakşîliğe karşı nötr duruşlarına rağmen — dayatılan zorbalığa direnç göstermiş, tam başarılı olmamakla birlikte bu geçiş sürecine daima engel olmaya çalışmış, bu sebeple süregelen baskılara maruz kalmıştır.
Kadirîlik müesseselerinde Kürd dili ve kültürünün, ana dil Kürdçe eğitim yolu ile geleceğe aktarılması; baskıların ve mobbinglerin başlıca ilk nedenlerinden olmuştur. Osmanlı’nın son dönemindeki Bitlis hadisesi ile 1925 yılındaki Şeyh Said kıyamına Seyyid Şeyh İdris-i Kâl Ocağı ve medreseleri tarafından tam destek verilmesi; iki isyanın da başarısız olmasına rağmen bu destekten geri adım atılmaması, artan baskıları neredeyse çekilmez bir hâle getirmiş ve günümüze dek devam etmiştir.
Tüm bunlar sonucunda laik Cumhuriyet rejimi ile birlikte Arıncik, Xergîs ve Şeyhweliya köylerindeki dinî ve beşerî eğitim faaliyetleri büyük oranda kesintiye uğramış, hatta bitme noktasına gelmiştir. Bölgenin en işlek medreselerinden biri olan Koğak Medresesinin eğitim faaliyetleri büyük ölçüde kısıtlanmış; medrese, yandaş yöneticilerin âdeta yol geçen hânı olmuştur.
Yandaşlık yerine bölgede hakkaniyeti benimseyen ve daima haklıdan yana tavır alan bu ailelerin aile taşınmazlarına yeni cumhuriyet rejimi ile birlikte el konulmuştur. Koğak ve Şeyhweliya köylerinin üçte ikisi; Şelûr ve Sayadî (Akrak) köyleri ile arazilerinin tamamı; Arıncik ve Xergis’teki taşınmazların üçte biri, icbar yolu ile genç hükûmete yakın bölgenin baskın aile ve aşiretlerine peşkeş çekilmiştir.
Yaşanan bu baskılar ve zulüm sonucunda Seyyid İdris ailesinin bir kısmı batı illerine hicret ederken; kalan aileler yeni rejim ve eğitim sistemine mesafeli durmuş, eski geleneklerini de kısıtlı imkânlardan ötürü tam hakkı ile takip edememiş; tamamen olmasa da bölgede varlıkları neredeyse yok olma noktasına gelmiştir.
2008 yılında tarihî Koğak Köyü, medresesi ve kabristanı; diğer birçok tarihî kalıntı ile birlikte Alparslan-1 Barajı suları altında kalırken hiçbir kaydın tutulmaması, tam bir rezalet, nefret ve ibret göstergesidir.
Kaynak: Muş Üniversitesi — Dr. Öğretim Görevlisi Esra Çıplak: “Vakıf Müessesesine Bir Örnek: Şeyh Burhâne’d-Dîn-i Koğâkî Vakfı”.
Derleme ve katkı: Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Selami Taş.
Vakıf merkezi ve mesire alanı projelerimize destek olmak isteyenler için resmi hesap bilgilerimiz.

"Yapacağınız her katkı, hayra ve hizmete dönüşecektir. Allah razı olsun."